Bir Hastane Koridorunda Başlayan Varoluşsal Düşünceler: Kartal Devlet Hastanesinde Hangi Bölümler Var?
Sabahın erken saati… İzmir’den kalkıp İstanbul’a gelmişsin, üstüne bir de Kartal taraflarında bir devlet hastanesine yolun düşmüş. Daha kapıdan girerken o klasik “ben sadece reçete alıp çıkacağım” özgüveni var ama içten içe biliyorsun, o iş hiç öyle olmuyor.
Koridorda bekleyen insanlar, duvarda asılı “sıramatikten sıra alınız” yazısı ve hafifçe boğucu o dezenfektan kokusu… İnsan burada bir anda hayatı sorgulamaya başlıyor.
“Ben ne ara doktor randevusu kovalar hale geldim?” diye düşünürken yanındaki amca bir anda söze giriyor:
— Evlat, burası Kartal Devlet Hastanesi mi?
— Evet amca.
— Burada hangi bölümler var biliyor musun?
İşte o an anlıyorsun ki sadece muayene olmayacaksın, mini bir bilgi turuna da çıkıyorsun.
Kartal Devlet Hastanesinde Hangi Bölümler Var? Sorusu Neden Bu Kadar Hayati?
Çünkü insan hasta olunca Google’a değil, direkt deneyime güveniyor. Ama deneyim dediğin şey de biraz labirent gibi. Bir bakıyorsun “Dahiliye”, iki dakika sonra “Nöroloji” tabelasının önündesin, üç dakika sonra “Ben buraya neden geldim?” noktasına gelmişsin.
İzmir’de büyümüş bir genç olarak hastane kültürü bana hep biraz “şehir içinde şehir” gibi gelir. Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var sorusu da aslında “hayatın hangi sorununu nerede çözüyorsun?” sorusunun tıbbi versiyonu gibi.
Giriş Kapısından İlk Şoka: Acil Servis
Hastanenin kalbi varsa, o kesinlikle Acil Servis.
Buraya girince herkes biraz aynı karaktere dönüşüyor:
“Çok önemli bir şeyim yok ama bir bakıverin”
“3 gündür ağrıyor ama bugün dayanamadım”
“Google’da baktım, kesin şudur”
Bir köşede sedye, diğer köşede telaşlı bir hemşire… İç ses devreye giriyor:
“Ben neden dün sadece başım ağrıyor diye panikledim?”
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var diye soranların %80’i aslında önce acilin nasıl çalıştığını öğreniyor. Çünkü herkes önce oradan başlıyor, sonra dallanıp budaklanıyor.
Dahiliye: Her Şeyin Başlangıç Noktası
Dahiliye, hastanenin “varsayılan modu” gibi.
İnsanlar genelde şöyle gelir:
— Hocam ben tam bilmiyorum ama içimde bir şeyler yanlış.
Doktor ise o noktada adeta insan vücudunun debug ekranına girer.
İzmir’de arkadaş ortamında biri sürekli “benim demir düşmüş olabilir” dediğinde nasıl herkes uzman kesiliyorsa, Dahiliye de biraz o enerjiyle çalışır.
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var sorusunun cevabına ilk yazılanlardan biridir çünkü çoğu şikâyet buradan başlar, başka yerlere dallanır.
Ortopedi: Hayatın Çarpışma Noktası
Ortopedi bölümü biraz “düştüm ama önemli değil” diyen insanların gerçeklerle yüzleşme alanı.
Bir bakmışsın:
— Futbol oynarken ayak bileği dönmüş
— Merdivenden inerken diz gitmiş
— Evde halıya takılıp gurur kırılmış
Ortopedi bekleme salonu, sessiz bir dram tiyatrosu gibidir. Herkes “ben aslında çok dikkatli biriyim” mesajı verir ama gerçekler farklıdır.
İç ses:
“Ben niye 25 yaşında diz raporu bekliyorum?”
Kulak Burun Boğaz: Basit Ama Asla Basit Olmayan
KBB bölümü, insanın kendi vücuduyla en çok pazarlık yaptığı yerdir.
— Hocam kulağım tıkalı
— Burnum sürekli akıyor
— Boğazımda sanki bir şey var ama yok gibi
Ve doktorun cevabı:
“Bir bakalım.”
O “bir bakalım” cümlesi hayatın her alanında umut verir.
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var diye düşünen biri için KBB genelde listenin vazgeçilmezidir çünkü en “insani” şikâyetler burada çözülür.
Göz Hastalıkları: Hayata Net Bakma Çabası
Göz bölümüne gidince insan bir anda daha dikkatli bakmaya başlar hayata.
— Hocam ekran mı bozdu gözümü?
— Yoksa yaş mı ilerledi?
Gerçek cevap genelde ikisinin karışımıdır.
Bekleme salonunda herkes biraz daha kısık gözlerle telefonuna bakar. Kimse kabul etmez ama herkes gizlice “acaba gözlüğe mi başladım?” paniği yaşar.
Kadın Hastalıkları ve Doğum: Hayatın Başlangıç Noktası
Bu bölüm hastanenin en sessiz ama en anlamlı bölümlerinden biridir.
Burada bekleyen insanlar genelde daha düşüncelidir. Koridorda bile bir saygı havası vardır.
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var sorusunun en önemli cevaplarından biri burasıdır çünkü hayatın başlangıcıyla ilgilenir.
Pediatri: Minik İnsanların Krallığı
Çocuk polikliniği… Burası biraz kaotik ama tatlıdır.
Bir yanda ağlayan çocuk, diğer yanda elinde oyuncakla dikkat dağıtan ebeveynler…
Doktorlar ise adeta çocuk psikolojisi uzmanı gibi çalışır.
İç ses:
“Ben 25 yaşındayım ama şu çocuk kadar bağırmadım hayatımda.”
Dermatoloji: Ciltle Pazarlık Bölgesi
Cilt sorunları insanı sessizce delirten şeylerdir.
— Hocam bu neden çıktı?
— Hocam geçer mi?
— Hocam ben bunu sıkabilir miyim?
Dermatoloji bölümü sabır eğitiminin ikinci seviyesi gibidir.
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var listesinde genelde hafife alınır ama aslında en yoğun psikolojik rahatlama alanlarından biridir.
Nöroloji: Fazla Düşünenlerin Durağı
İzmir’den gelen 25 yaşında biri olarak en çok içsel bağ kurduğun bölüm burası olabilir.
Çünkü:
“Başım ağrıyor”
“Unutkanlık var”
“Bazen odaklanamıyorum”
Ve doktorun sakinliği:
— Stres.
Bu kadar.
İnsan o anda şunu düşünür:
“Ben bunu duymak için mi geldim buraya?”
Kardiyoloji: Kalbin Fazla Hızlandığı Yer
Kardiyoloji biraz ciddiyet ister.
Çünkü burada konu “içim sıkıldı” değil, gerçekten kalp ritmidir.
Bekleme salonunda herkes biraz daha sessiz olur. Telefonlar bile daha düşük sesle çalar gibi hissedilir.
İç ses:
“Ben kahve içince çarpıntı yaşıyorum, bu normal mi?”
Üroloji: Kimsenin Rahat Konuşamadığı Ama Herkesin Gittiği Yer
Bu bölümde insanlar biraz daha fısıldayarak konuşur.
— Şey… hocam…
Doktor:
— Anlıyorum.
Daha cümle tamamlanmadan anlaşılmak, bu bölümün gizli süper gücüdür.
Psikiyatri: İç Dünyanın Acil Servisi
Hastane içinde en sessiz ama en derin bölümlerden biridir.
Buraya gelen insanlar genelde uzun uzun düşünmüş olur. Kimse kolay kolay gelmez.
Ama geldikten sonra fark edilir ki:
“Aslında burası en insani yer.”
İç ses:
“Ben neden her şeyi fazla düşünüyorum?”
Cevap bazen sadece konuşmaktır.
Radyoloji: Görünmeyeni Görme Sanatı
MR, röntgen, ultrason…
Bu bölümde insan biraz bilim kurgu filminde gibi hisseder.
— İçine gireceksin, kıpırdamayacaksın.
İnsan o noktada hayatı da durdurmak ister.
Genel Cerrahi: Ciddiyetin Zirvesi
Bu bölümde şaka azdır.
Çünkü konu gerçekten müdahale gerektiren durumlara gelir.
Koridorda bekleyen herkes daha ciddi yüz ifadesine geçer. Telefonlar daha az kullanılır.
Hastane Koridorlarında Bir Genç Olmak
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var diye düşünürken aslında fark ediyorsun ki mesele sadece bölümler değil.
Asıl mesele:
Beklemek
Düşünmek
Kendi kendine konuşmak
Biraz da hayatı gözden geçirmek
Koridorda yürürken iç ses sürekli devrede:
“Ben buraya neden geldim?”
“Bu ağrı normal mi?”
“Google’a bakmasam mıydı?”
Son Düşünceler
Şunları da İnceleyin: Kart sahibinin adı nedir ?
Bir devlet hastanesi sadece bölümlerden ibaret değil. Her bölüm, insanın farklı bir halini temsil ediyor.
Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var sorusu aslında biraz da şunu soruyor:
“İnsan ne kadar karmaşık olabilir?”
Cevap, koridorlarda beklerken yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Efl olarak “Kartal Devlet Hastanesinde hangi bölümler var” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!